26 Haziran 2007 Salı

KİRLETTİM RUHUMU YALANDAN!

Acıdı ellerim boşluğu tutmaktan,
Kramp girmiş ruhuma
Batırdım iğnelerini çözülmedi…

Gece 12’sin aynı şarkıyı bin kere dinlediğim.
Hiç kurnaz olduğumuzu söyleme
Bilemedik bu sorunun cevabını
Bilmeden gidemem deme
Gitmek zamanı ruhuma yeni kramplar yaratmaya,
Git!

Bu gece bir film izlerim
Sende yarım paket sigara olursun dudaklarıma
Belki bir fincan kahve
Uykusuz sabahlarıma…

Dilime dolandın…
Yeni tekerlemeler uydurdum yine kurtulamadım…
40 derece var sıcaklığı beynimin
Şimdi döksem bir kadeh şarabı serinler mi?
Bitti şaraplarım haberin olsun…

Yakışmaz sana diye söyleyemedim
Yakışanı bana hep gizledim
Kirlettim kendimi
Şimdi temizlesem ruhum
Tuz ruhu kokmaz mı?

Bu gece söndürmem ışıkları
Gelirsen bilesin yaşadığımı
Şimdi bir avuç masalım ben ta Ege’den
Gel desen gelemem
Yalandan kirlettim kendimi…

.................................................................

12 Haziran 2007 Salı

ANNE ANLATTIKLARIM DOĞRU, HİSSETTİKLERİM, SEVDİKLERİM, NEFRET ETTİKLERİM....


anlattıklarım doğru anne
hiç yalan söylemedim sana
sadece sakladım anne
yoksa nasıl büyürdüm?
doğru anne anlattıklarım
her söylediğim aşk
her uykusuz gecem doğru
ilk esrarımın üstümde ki kokusunu aldığın gibi
doğru annem hayatı harcayışım
ve her seferinde kırmamak için okşadığın artık beyazlayan saçlarım
gerçek anne hepsi
babamın seni bir yerde kaybedişi gibi…
anne
kızdığım her an sana
burnuma süt kokusu gelir buz gibi Atatürk orman çiftliği şişesinde
parasızlıktan kırıldığımız anlar
içimin acısını sana hiç anlatmayışım ve biraz alkol kokusu
4. katta ki evimizin penceresinden bakışımız
şen kahkahalara karışan sokak seslerine
hiç kimse fark etmedi anne
biz senle perdenin arasından bakarken hiç kimse!..
seni terk ettiğim günü hatırlıyorum
bir sabahın 6’sında
koridora attığım ev anahtarıma bir daha ihtiyacım olmayacağını söylediğimde
yüzümdeki, o derin, o sert bakışa nasıl sindiğini
anne sen arkanı dönerken bir kapı sesi duydun ya
ben fellik fellik terketmişliğimle
gece kalacak yer araken
telefonumun sesiydin anne
seni bekliyorum diyen…
anne,
hayatı sırtından almaya çalışırken belimi incittim
senin kadar iyi değilim anne
ağır geldi yüklerin
senin tenin hep güzel anne
yanağında ki yaşlılık çukuruna dolar gülüşlerim
senin tenin hep aynı kokar
ve aynı sıcaklıktadır benim içim donarken
kırdıklarımı unut desem anne,
unuttun bile!
biliyorum ve seni bu yüzden çok seviyorum
..
anne
bir sabah 5 de ağlarken ben salon camında,
hayatımda ki ilk aldatılışımın acısını vururken sabaha
sen bana anlattın benzerlerini
anne sen o gün benle ağladın ya
hiç unutmam anne
o yüzden seni çok seviyorum…
annem!
o çok pahalı ayakkabıyı bana aldığın zaman
ben kendimi pamuk şekerime kavuşmuş gibi hissettim 7 yaşının kıvranışında
belki aramızda çok yaş vardı ama
sen benden küçük oldun anne
hep ilk benden duyuyormıuş gibi dinledin hayatı
anlatışımın heyecanı kaçmasın diye…
annem…
her beraber olduğum erkeğe güvendin
seçtiklerimi sevdin
annem kırıldıkların ve sakladıklarım için affet beni
sen affedersin annem
bilirim
o yüzden kırmızıdır elbisen
eteklerinde çiçekler yok bir masal kitabında ki gibi…
annem
ben seni ne gün kırdıysam sen son gün affet beni
sanki yarın henüz doğacakmışım gibi.....
-----------------------------------

5 Haziran 2007 Salı

BEN........

  • Ben düşük cümle kurmaya bayılırım! Düzgün kurarsam içim rahat etmez uykum kaçar, dellenirim!
  • Ben mükemmel birşey yapmaktan korkarım. Sonra ki yaptıklarım onun gölgesinde kalırsa iyi olsalar bile taktir edilmezler diye.
  • Ben beyaz peynirden tüm o beyaz masumiyetine rağmen hoşlanmam. Tadı yoğun gelir. Yememek için gayret gösteririm. Yemememin şımarıklık olarak algılanacağı mekanlarda çatalımla iyice ezdiğim beyaz peyniri azımda geveleyip bir kenara tükürmeyi tercih ederim!!!
  • Ben çizgili şeyleri karelilere tercih ederim.
  • Ben bana "deli" diyen çoğunluğa bazen kin duyarım sonra aksi gibi akıllı bulan azınlığa da sinir olurum!
  • Ben en çok ünlem kullanırım... Sanki pek bi derin gelir bana. Bence ünlem kelimelerin yankısıdır! dır! dır! dır! dır!
  • Ben isminde "ilk" veya "ben" olan insanlardan hoşlanmam. İlksen, Birsen, İlker, Birgül... hayatı boyunca "ilk" ve "bir" diye hitap edilmiş insanları ukala bulurum.. Topluma karışmakta zorlanırlar diye düşünürüm....
  • Ben 9 yıl oyunculuk yaptım, bu arada oyun yönettim, eğitmenlik yaptım bir ara bir oyun yazdım hiç cesaret edipte sahnelemeye yeltenemedim! İçimde patladı!
  • Ben başka hıyarlıklarda yaptım! Evet yaptım! Hı hı....
  • Ben bir hiper aktifim ve bunu hep inkar ederim...
  • Ben bir rüya tabiri caizcisiyim!
  • Ben sarı renkten hiç haz etmem..Mesela sarı kıyafet diye bişey olmamalı! Hatta sarı diye bişey olmamalı... Yine de illa olacaksa sarının en iyi olduğu yer papatyanın göbeğidir!
  • Ben hiçbirşey olamazsam "gibi" olurum! Adam olamazsam "adam gibi"olurum mesela...Bence gibilik önemli bir kavram...Tam olarak önemli olmasa da önemli gibi sanki...
  • Ben "kendinden yapışkalı notluk" tabirini ilk durduğumda çok bir şaşırdım. "post-it"i Türkçeleştirmişler, güzelde olmuş zira ben başkasından yapışkanlı notluktan hiç hazetmem! Notlukmuş! Hıh! Saçma!
  • Ben kendime kızmam. Kızacak şeyler yapmamaya çalışıyorum, yaptıysamda kızmamaya...
  • Ben, suçluluk duymam, çok gerekirse suçlu olurum!
  • Ben okuduğum kitapların %80'ini yarım bırakırım. Hemde sona çok yaklaşınca. Bence bir kitap için en iyi son benim hayal ettiğimdir...
  • Ben, sabahları sırf biraz daha uyuyabilmek için şirketi arayıp istifa etmiş insanım! "Sirel hanım ben istifa ediyorum!" "Kufaxi uyku sersemisin uyandığın zaman konuşalım" "Hee, peki!"....
  • Ben, "ne tür müzik dinlersin?" sorusuna "herşey dinlerim" diyen insandan hiç haz etmem! Ne diye herşey dinlenir ki? Hiç mi rahatsız etmez Ankaralı Turgut misal? Bence müzik kişinin kişiliğidir. Çok kişiliği olmaz bir insanın dimi? Dimi ama diiiimi?
  • Ben, dakik olamayan insanları sevmem, görüşmem. Kimsenin hayatımdan izinsizce zaman çalmasına katlanamam!
  • Ben, kişiyi ayakkabısından tanırım. Bence ayakkabı çok şey anlatır. Nasıl yaşar ne düşünür anlarsın ayakkabıdan.
  • Ben, Nutellamı evlatlık vermeye karar verdim. Hayır sahibi kişiler aramaktayım. Yalnız lütfen verdiğim ismi değiştirmeyin onu Rutella diye çağırın, Rutella niyetine yiyin.
  • Ben, hiper aktif olmasam mimar olurdum. Herkesin olmasa olacağı bişey vardır ya , mesela avukat olmasam doktor olurdum gibi falan.. işte bende hipekaktif olmasam mimar olurdum.. eed... bence olurdum hemde süper olurdum, en kalitelisinden .. hep....hıhhhh...
  • Ben, günde bir kaç kez "sanırım" lafını kullandığımı fark ettim, ulan bu kadar mı güvenmez bir insan kendine? "-Kufaxi, aç mısın? - Sanırım" "Kufaxi bu şarkıyı seviyomusun? - Sanırım" . şimdi kesin bişi söliyemem ki.. ben allahın garip bir kuluyum, fikirlerim değişebilir her an.. Doğru valla güvenmiyorum kendime! Yani sanırım güvenmiyorum...

    Not: Bir gün "ben" diye başlayan bir cümlemin ertesi gün tersini yazabilirim! Zira bu onun ben olmadığımdan değil, benin bir çok tezatı olduğundandır!..

1 Haziran 2007 Cuma

Döndüğünde

Üzülmeni istemedim deme bana,
Sana seni anlatırım
Gözyaşlarının tuzu güzeldir ve
Herkes sever acısının tadına dokunmayı.
Susayım biraz sen daha fazla karalamadan beni
Ola ki acırsa sözlerim küsebilir zihnim
ve asla satmaz bir biraya 2 kelimeyi bedenim
kırma sözlerimi acır onlar ...
Zihnimde sağa sola çarpan 24 saatini doldurmamış 3 günlük ölü kelebekler var....
Saldım iplerini git...
Döndüğünde bir ölü kadar affedilmiş olacaksın...
Git orada bekliyor olacağım seni...