12 Haziran 2007 Salı

ANNE ANLATTIKLARIM DOĞRU, HİSSETTİKLERİM, SEVDİKLERİM, NEFRET ETTİKLERİM....


anlattıklarım doğru anne
hiç yalan söylemedim sana
sadece sakladım anne
yoksa nasıl büyürdüm?
doğru anne anlattıklarım
her söylediğim aşk
her uykusuz gecem doğru
ilk esrarımın üstümde ki kokusunu aldığın gibi
doğru annem hayatı harcayışım
ve her seferinde kırmamak için okşadığın artık beyazlayan saçlarım
gerçek anne hepsi
babamın seni bir yerde kaybedişi gibi…
anne
kızdığım her an sana
burnuma süt kokusu gelir buz gibi Atatürk orman çiftliği şişesinde
parasızlıktan kırıldığımız anlar
içimin acısını sana hiç anlatmayışım ve biraz alkol kokusu
4. katta ki evimizin penceresinden bakışımız
şen kahkahalara karışan sokak seslerine
hiç kimse fark etmedi anne
biz senle perdenin arasından bakarken hiç kimse!..
seni terk ettiğim günü hatırlıyorum
bir sabahın 6’sında
koridora attığım ev anahtarıma bir daha ihtiyacım olmayacağını söylediğimde
yüzümdeki, o derin, o sert bakışa nasıl sindiğini
anne sen arkanı dönerken bir kapı sesi duydun ya
ben fellik fellik terketmişliğimle
gece kalacak yer araken
telefonumun sesiydin anne
seni bekliyorum diyen…
anne,
hayatı sırtından almaya çalışırken belimi incittim
senin kadar iyi değilim anne
ağır geldi yüklerin
senin tenin hep güzel anne
yanağında ki yaşlılık çukuruna dolar gülüşlerim
senin tenin hep aynı kokar
ve aynı sıcaklıktadır benim içim donarken
kırdıklarımı unut desem anne,
unuttun bile!
biliyorum ve seni bu yüzden çok seviyorum
..
anne
bir sabah 5 de ağlarken ben salon camında,
hayatımda ki ilk aldatılışımın acısını vururken sabaha
sen bana anlattın benzerlerini
anne sen o gün benle ağladın ya
hiç unutmam anne
o yüzden seni çok seviyorum…
annem!
o çok pahalı ayakkabıyı bana aldığın zaman
ben kendimi pamuk şekerime kavuşmuş gibi hissettim 7 yaşının kıvranışında
belki aramızda çok yaş vardı ama
sen benden küçük oldun anne
hep ilk benden duyuyormıuş gibi dinledin hayatı
anlatışımın heyecanı kaçmasın diye…
annem…
her beraber olduğum erkeğe güvendin
seçtiklerimi sevdin
annem kırıldıkların ve sakladıklarım için affet beni
sen affedersin annem
bilirim
o yüzden kırmızıdır elbisen
eteklerinde çiçekler yok bir masal kitabında ki gibi…
annem
ben seni ne gün kırdıysam sen son gün affet beni
sanki yarın henüz doğacakmışım gibi.....
-----------------------------------

4 yorum:

Somethings dedi ki...

ne kadar öle olsan da seni her zaman beğenen, hayatta kalma çabasında çirkinleştiği ölçüde seni hep saf ve temiz olduğun gibi görebilen, karşlık beklemeden bulunabilecek tek sevgi.. Geç olmadan bunu farkedip annene ve hayata sarılmanı görmek güzel ve derin! Annen sana bugünkü kek kadar sana yakın olsun...

Adsız dedi ki...

bunu okumasaydım eğer yani eklemiş olmasaydın gereksiz diye düşünecektim ama kısmet içine düşmekmiş dizelerin... bilmem sana mı ait ancak tebrikler. teşekkürler en azından... kal sağlıcakla

Unknown dedi ki...

yaşanılası bi hayat da, olması gerekenler üzerine kısa da olsa bütün we reel.annenin üzerine yazılacak sende daha neler wardır kim bilir.

okudukca seni diil yaşamaya çalışdığım dünyanın karanlık yüzünü görüyorum.

Adsız dedi ki...

şiirin ortalarına gelince annemi özlediğimi anladım, sonlarına gelince ise hemen annemin yanına gidip sarılıp doyunca öpesim geldi...

çooook güzel yazmışsın, kalemin elinden hiç düşmesin, düşmesine izin verme...

PoJo