Sevgili okur… ya sevgili okur diyip duruyorum da okuyo musunuz harbiden? Biliyorum okuyosunuz? Hehehehe. Bu ara çok bişiler yazamadım ama nedenleri var. Etrafımda öyle çok
garip şey oluyo ki, ben sanırım yavaştan alışıyorum bunlara ve yazma ihtiyacı uyandıracak kadar garip gelmemeye başlıyo, yazma sınırına yaklaşamıo hiç birisi içimde.
Dedim yazmamak da olmaz, ne yapsak? Ben tam “ne yazsak lan” diye düşünürken bu düşünme anlarının birinde youtube da bi amcayı izledim(ajanstakiler duysun! dergi matbaya yetişecek koşturmasının içinde bide youtube’dan amca izliyom! Kendimi ispiyonlayım hem izlerken biri basarda “çalışmıyo lan bu eğleniyo” der derdinden de kurtuluyum! Hee eed izliyom!). Bu amca bi köylük yerde ayna, tarak, cımbız vs satıyomuş. Bunları satarkende maniler sölüyomuş. Amca düz konuşmuyo, insan meraba dediine pişman oluyo o derece şiirsel ve mani’dar! Baktım amca baya revaçta. Tabi ben bunu bugün öreniyom ama millet biliyomuş amcayı(kısa süreli bi utanç yaşıyorum elbet). Nese konuya gelelim dedim benim amcadan neyim eksik! Hatta genç olmam amcaya göre avantajlı kılabilir beni (bu arada amca saniye sekmeden yerli malı haftası şiiri gibi sıralıyo manileri, unutmuyo, takılmıyo! Acayip sinir bozucu! Çok acayip!) başladım denemelere. Ajansta kufax röportaja spot yazılcak falan diyene hemen başlıyom deneme çalışmalarına “spot mıpot fani, ben yazayım bi mani, sıkıştıkca gel bari!” töbeee! Eve geliyom olay devam ediyo. Kapının otomatiği bozuk tel açıyom evdekiler anahtarı balkondan atıyolar öle giriyom apartmana (anahtarı nie ısrarla evde unuttuğum kısmını atlıyoruz!) arıyorum temizlikçi çıkıyo tele “anahtarım yok gari, komşu duymasın hayat yani, atıver camdan be hadi, g.tüm dondu soğuk yani!” temizlikçi balkona koşuyo, aşşada Romeo gibi bekliyorum! Hafifden kafama doru atıveriyo anahtarı (dünki atışında kafama sert geldi die düşünüyo herhalde, hani 2. kez vurunca düzelir mantığı). Açıyorum kapıyı evdeyim, yüzüme bakıyo bön bön “gününüz nası geçti?” “gün dediğin geçe dura, ben bu gece yamula, bir fincan kahve olsa vallahi kalkarım amuda!” kadın komalık halde. “ee ben çıkıyım medem” diyiveriyo, sıvışıyo kapının arasından. Sinirliyim. Hemde nası! Amcaya böle yapmamışlardı ama tv, gazete, kamera falan! Hani lan?! Benden nie kaçıyo millet! Asap bozuk. Diyorum anlayışsızlar denk geldi. Hemen cep telefonumu alıyorum elime, rehberden bakınıyorum, beni anlıcağına kanaat getirdiğim bi arkadaşımı arıyorum(isim vermicem çünkü az sona biraz kabalaşabilirim!)
“alo?””alo dedim nazlı yare, yüreğim oldu o an pare, dudakları şekerpare, saçları sanki gökte hare!” “alo?””hay alo’na…!” kapıyorum sinir katsayım artmış! O derece! Giriyorum sıcak bi duşa. Kafamın içinde maniler dolaşıyo! Başaramıyomuyum kaygım yok! Asla! Anlaşılmıyorum diyorum kendi kendime! “başardım saysınlar bana ne, amca dedi ki bilale, söyleme her şeyi virane!” hehe nese ben kendimi geliştircem! Yeniliğe ve örenmeye açık bi şahsiyetim, hadi sevgili okur, yine öptüm galiba… iyi geceler efendim…şu maniyle bitirmek isterim yazımı;
yazı yazdım ne ola,
sanki bunlar duyula,
yaza yaza oldum makina,
yeter be kufax yat ula!
Hadi kalın sağlıcakla…
30 Ekim 2007 Salı
22 Ekim 2007 Pazartesi
O KADAR ÇOK RÜYA GÖRDÜM Kİ...
O kadar çok rüya gördüm ki anne
Hepinizi gördüm
Her şeyi
Ben sen bide onlar vardı
Zaten biz hep ben sen ve onlar yaşamadık mı?
Bugün uyandığımda azımda kan tadı vardı
20’lik dişim çıkarken kanamış
süt dişlerim hiç kanamazdı anne
büyümek böyle
böyle iğrenç bir tat bırakır ağzımda, nefesimde, soluğumda
dün gece çok rüya gördüm anne
konuşmadıklarımızı gördüm
konuşmaya zaman bulamadıklarımızı
karnım çok acıkmış dün gece
sen bana köfte kızartmışın
ekmeğimin arasında köftemle
yeni bir oyuna dahil olmak için parka gitmişim
beni hiç aralarına almazlardı anne
ben o yaştayken bile oynayamadım
yapacak çok şey yoktu annem
seninle büyüdüm
sen oyunlar oynamazdın
oyunsuz bitirdik bunca yılı zaten…
çok rüyalar gördüm annem
günüme karıştırdım rüyamı
yine bugüne mutsuz uyandım…
hadi anne
hadi uyuyalım
nasılsa oyunlarımız yok
nasılsa her gerçek rüya bize
anlatırım annem masalları ben
öderim borçlarımı
unutma bir insan aynı anda sadece bir masal anlatabilir….
Hepinizi gördüm
Her şeyi
Ben sen bide onlar vardı
Zaten biz hep ben sen ve onlar yaşamadık mı?
Bugün uyandığımda azımda kan tadı vardı
20’lik dişim çıkarken kanamış
süt dişlerim hiç kanamazdı anne
büyümek böyle
böyle iğrenç bir tat bırakır ağzımda, nefesimde, soluğumda
dün gece çok rüya gördüm anne
konuşmadıklarımızı gördüm
konuşmaya zaman bulamadıklarımızı
karnım çok acıkmış dün gece
sen bana köfte kızartmışın
ekmeğimin arasında köftemle
yeni bir oyuna dahil olmak için parka gitmişim
beni hiç aralarına almazlardı anne
ben o yaştayken bile oynayamadım
yapacak çok şey yoktu annem
seninle büyüdüm
sen oyunlar oynamazdın
oyunsuz bitirdik bunca yılı zaten…
çok rüyalar gördüm annem
günüme karıştırdım rüyamı
yine bugüne mutsuz uyandım…
hadi anne
hadi uyuyalım
nasılsa oyunlarımız yok
nasılsa her gerçek rüya bize
anlatırım annem masalları ben
öderim borçlarımı
unutma bir insan aynı anda sadece bir masal anlatabilir….
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
